Sahte bal

Sahte bal tartışması…!

 

Sahte bal  açıklamaları yapmadan önce ABD’li üreticiler, “Türkiye’den ülkemize yarı fiyatına bal geliyor. Bu Türk balı değil, Çin balı… Bu balı almayın, satmayın” diye boykot çağrısı yaptı.

Türkiye’deki ‘sahte bal’ tartışmasının benzeri ABD’ye taşındı. Türkiye’nin ABD’ye bal ihracatı 3 yılda 10 kat artınca ABD’li bal üreticileri isyan etti. ABD’li üreticiler, “Türkiye Avrupa’ya sattığının yarı fiyatına ABD’ye bal satıyor. Bu bal Türk balı olamaz çünkü Türk balı kaliteli ve dolayısıyla fiyatı yüksek. ABD’ye Türkiye üzerinden gelen bal olsa olsa Çin balıdır” diye isyan ettiler. “Türkiye’den gelen bala şüpheyle yaklaşın, hatta tüketmeyin” diyerek de boykot çağrısı yaptılar.

True Source Honey (Gerçek Kaynak Bal) adlı sektör kuruluşu, son bir yılda ABD’nin Türkiye’den 2 milyon kilogram (2 bin ton) bal aldığını açıkladı. Kuruluş, bu miktarın 3 yıl önceki bal ithalatından 10 kat fazla olduğunu ifade etti.

Türkiye Bal Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Azmi Yıldız, ABD’ye Çin malı bal ihraç edildiği iddialarına ilişkin “O fiyatlarla satış yapılması mümkün değil, Bunlar gerçek dışı, faturayı çıkarsın, yayınlasınlar. Türkiye’nin balını kötülemek için kimse yola çıkmasın” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, bal ihracatı bu yılın ocak-ekim döneminde 12 milyon 820 bin 122 dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde 3 milyon 326 bin 705 kilogram bal ihraç edildi. ABD’ye ise 1 milyon 510 bin 225 kilogram bal ihracatı yapıldı, bunun tutarı da 3 milyon 910 bin 285 dolar oldu. 2011 yılı ocak-ekim döneminde ise ABD’ye 162 bin 157 kilogram bal ihracatı yapılmış, ihracat tutarı da 528 bin 803 dolar olarak gerçekleşmişti.

HİNT KOSTÜMLER

HİNT KOSTÜMLER

Hint kostümler kızlarımızın  özel günlerde giyindikleri kıyafetler her zaman çok konu olmuştur.  Ağır işlemelerden oluşan , rengarenk kumaşlar, takılan aksesuarlar vs.  düğünlerde de geline giydirdikleri renkli  kıyafetleri vardır.  Bizdeki beyaz gelinlik gibi olmuyor.

Hindistan orta halli bir ülke olmasına rağmen orada işçilik oldukça ucuz olması halkın biraz daha gelir seviyesi iyi olanların  hint kostümler ve bu tarz  kıyafetler giymesine olanak tanıyor.

HİNT KOSTÜMLER

Son zamanlarda popüler kültürümüze yavaş yavaş yerleştirmeye başlıyoruz. Türkiye’de artık kına gecelerinde Kaftan veya Hint kostümler  giyilmekte olup Kaftan collection’dan almak mümkün üstelik takıları bile kiralık veya satılık alabilirsiniz.

Kaftan Collections olarak web sitesine girilerek  bu mutluluğu sizinle paylaşmaktan gurur duyuyoruz.    http://kaftan.web.tr adresinde kendinize ait güzel bir kaftan bulmuş olacaksınız.  Keyifli alışverişler dileriz.

 

Kaftan collection

0532 668 80 82

Mercedes markası

MERCEDES MARKASI

Mercedes markası Alman otomobil dünyasının ekolü olarak tanınan ve kalite ile konforu en iyi buluşturan firmalardan birisi olan Mercedes-Benz hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz?

Tarihsel Gelişimi
Mercedes firmasının kuruluşu, 1. Dünya Savaşı yıllarının akabinde olmuştur. 28 Haziran 1926 yılında kurulan mercedesin yapılanması “Benz & Cie. ve Gottlieb Daimler” adlı iki şirket ile gerçekleşmiştir. Bu iki şirketin kuruluşları da 1. Dünya savaşı öncesinde tamamlanmıştır. 1998 yılına kadar Daimler-Benz ortaklığı elinde bulunan mercedes, 1998 yılında Daimler-Chrysler ortaklığına devredilmiştir. 2007 yılına kadar da bu şirket altında üretim yapan Mercedes-Benz, 2007 yılında Daimler AG ortaklığına devredilmiştir ve günümüze kadar üretimini sürdürmektedir. Yıldız amblemi ile bütünleşen markanın bu hikayesi de şirketin ilk yıllardaki kurucusu olan Karl Benz’den gelmektedir. Karl, Köln manzaralı evinin üstüne yıldız yerleştirir ve eşine yazdığı mektup da gelecekte yakalayacağı başarının bu yıldız ile temsil edileceğini ve daima parlayacağını belirtmiştir. Karl Benz’in bu yıldızı, dünyanın en lüks otomobil markalarından birisi olan Mercedes markası amblemi araçlarının kaputunun önünde parlamaktadır.

Mercedes-Benz Modelleri ve Motorsporları

Mercedes firması otomobil, hafif ticari araç, kamyon ve otobüs gibi oldukça geniş alanda taşıtlar üretmektedir. Özellikle son yıllardaki otomobil üretim stratejilerinde değişiklik yapan Alman firması, daha alınabilir otomobiller üretip daha çok satış yapma yoluna gitmiştir ve bununla birlikte yeni modellere de yer vermiştir. Mercedes firmasının motor sporları ile bağı kuruluş yıllarına kadar dayanmaktadır. Şuan aktif olarak Formula 1, Formula 1 ve Alman araçlarının katıldığı DTMde boy göstermektedir.

 

 

Porsche markası

PORSCHE MARKASI

Porsche Markası, Almanlar tarafından üretimi yapılan bir otomobil markasıdır. Marka adını kendisini dünya pazarına kazandıran Alman mühendis Ferdinand Porsche’den alır. Almanlar tarafından üretilmiş en sıra dışı araçlar arasında yer alan Porsche, lüks otomobil sınıfının dünya pazarında yer alan öncüleri arasındadır. Kurulduğu ilk yıllarda sadece yarış otomobilleri tasarlayan ve üreten Porsche, sonraki yıllarda halkın da kullanabileceği spor araçlar üretmeye başlamıştır. Dünyanın gelmiş geçmiş en önemli ticari markalarından biri olarak kabul edilen Porsche markası, günümüz itibariyle dünyaca ünlü Alman otomotiv devi Volkswagen’in bir ürünü konumundadır. Tıpkı Audi, Seat, Skoda gibi bir Volkswagen Gurup ürünü olan Porsche, dünyanın en çok tercih edilen lüks araç markalarından biridir. Yüksek performanslı araçlar üreten Porsche, günümüzde sedan modellerine sahip olduğu gibi, son yıllarda da SUV alanında çığır açacak bir marka haline gelmiştir. Porsche, dünya çapında bir marka haline gelmiş ve özel bir müşteri kitlesine sahip olmuş vaziyettedir.

Telaffuzu konusunda çoğu insan hataya düşmektedir. Marka bir Alman markasıdır ve telaffuzu da aynen şu şekildedir: ”pooğşı”. Ancak Türkler genellikle hatalı bir şekilde ”porş” derler ve Almanları son derece kızdırırlar. Dünya üzerinde en çok tercih edilen ultra lüks araçlar arasında yer alan Porsche, dünyanın hemen hemen her ülkesine ihracat edilmektedir. Resmi olarak 1931 yılında kurulmuş olan Porsche, şirket merkezini tıpkı Mercedes gibi Almanya’nın önde gelen sanayi şehirlerinden Stuttgart’da bulundurmaktadır. Dünyanın en çok kar eden otomobil markalarından biri olan Porsche, özellikle Avrupa pazarında hatırı sayılır bir satış rakamına sahiptir. Yıllık geliri yaklaşık olarak 22 milyar dolar olan Porsche, 3 milyar dolara yakın kar marjına sahiptir. Aslında her ne kadar Volkswagen Gurubu’na ait olsa da aslına Volkswagen, Porsche’ye aittir desek daha isabetli olacaktır. Bunun nedeni, Porsche markasının yaratıcısının Porsche üretmesine karşın, Alman devleti tarafından halkın büyük bir kesiminin bütçesine uygun bir araba üretme projesinde yer alması sonucu ortaya Volkswagen’in çıkmasıdır. Bu anlamda Volkswagen aslında Porsche önderliğinde ”halkın arabası” adıyla üretilmiştir.

Porsche Markası

Bu anlamda her iki markada aslında aynı mühendis tarafından tasarlanılan markalardır. Ancak şirket adı Volkswagen olarak belirlenmiştir. Porsche, 2002 yılına dek sadece spor ve yarış otomobilleri üretmekte idi. Ancak sonrasında marka, halkın birçok kesimine hitap edebilecek modeller üretmeye başladı bu da şirketin yıllık gelirinin 15 yıl sonunda 5 katına ulaşmasına imkan sağlamıştır. Yani bu yenilikçi tavır şirketin büyümesine ve de cirosunu 5’e katlamasına sebebiyet vermiştir. Günümüz itibariyle şirket 5 farklı model üretmektedir. Bunlar 911, Boxter Cayman, Panamera, Cayenne ve Macan’dır. Şirketin yıllık satışı yaklaşık olarak 60 bin araçla sınırlıdır.

 

 

 

BMW Markası

BMW MARKASI

BMW Markası Bayerische Motoren Werke ya da daha sık kullanılan adıyla BMW, Almanlar tarafından üretilen dünyaca ünlü bir otomobil markasıdır. Şirket merkezi Almanya’nın Bavyera eyaleti sınırlarında bulunan BMW, adını da buradan almaktadır. BMW nin Türkçe olarak ifade edilişi ise şu şekildir; ”Bayern Motor Üreticisi” burada Türkler Bavyera olarak kullansa da bu hatalı bir çeviridir. Bavyera ile Bayern iki farklı bölgelerdir; başka bir ifadeyle Bayern Bavyera’nın bir parçasıdır. BMW, Almanların ürettiği en önemli ticari markalardan biri konumundadır. Aslında Almanların ürettiği her şey A’dan Z’ye dünya pazarında son derece önemli bir yere sahiptir. BMW de bunlardan sadece biridir ve en başarılıları arasında yer alır. Şirket günümüz itibariyle otomotiv alanında bir dünya markası konumundadır.

BMW MARKASI

Dünyanın hemen hemen her ülkesine ihracat gerçekleştiren BMW  Markası , çok ciddi bir pazar payına ulaşmıştır. Alman ekonomisi açısından da oldukça etkili bir güç olan ve  piyasadaki rakip ülke olan İngiltere’ye ait Rolls-Royce da satın almış bu markayı kendi bünyesi altında yaşatmaya devam etmiştir. Yalnız burada satış sadece Rolls-Royce Otomotiv şirketidir. Başka bir ifadeyle ağırlıklı olarak uçak motoru üretimi yapan Rolls-Royce Engine şirketi Birleşik Krallık iştiraki olmaya devam etmektedir.Dünyanın en önde gelen markalarından biri olan BMW, dünyanın en çok kar elde eden şirketleri arasında yer alır. Ülkenin Mercedes,  volkswagenGurup ile beraber en büyük 3 otomobil üreticisinden biri olan BMW, her yıl milyonlarca aracı dünya pazarına sunarak Almanya ekonomisine çok ciddi bir girdi sağlamaktadır. Resmi olarak 7 Mart 1916 tarihinde kurulmuş olan BMW, 100 yıldan daha fazla bir geçmişe sahiptir. Otomotiv sektörünün en önde gelen markalarından biri olan BMW, yılda yaklaşık olarak 2,6 milyon adet araç üretmektedir. Bu son derece iyi bir sayıdır. Şirket bilançolarına göre sürekli olarak yukarı doğru bir grafik çizen BMWMarkası , 100 milyar avroya yakın yıllık gelire sahiptir. Bu anlamda Wolkswagen kadar fazla araç üretmese de lüks kategoride yer alması sebebiyle neredeyse onu yakalayan bir gelire sahip olmayı başarmıştır. Bu gelirin ortalama olarak yüzde 7’lik kısmı net kar olarak değerlendirilir. Bu da bu sektör alanında maksimum verim anlamına gelir ki, bu son derece yüksek bir yüzdedir.Dünyanın en önemli otomobil üreticileri arasında yer alan BMW, şirket bünyesinde yaklaşık olarak 125 bin kişiyi istihdam etmektedir. Dünyanın hemen hemen her noktasına ihracat gerçekleştiren BMW, Türkiye’ye de ciddi oranda araç ihracatı gerçekleştirmektedir. Hem otomobil hem de motosiklet üreten BMW, aynı zamanda da otomobil parçası da üretmektedir. Son yıllarda piyasanın elektrikli araçlara yönelmesiyle beraber elektrikli araç da tasarlamaya başlayan BMW, bu alanda da oldukça başarılı işler çıkarmıştır.

Renault Markası

RENAULT MARKASI

Renault markası , Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Fransa’nın en önde gelen otomotiv üreticilerinden biridir. Her ne kadar Renault desek de günümüz itibariyle şirket kendi markası Renault dışında birçok otomotiv şirketi ile de etkileşim halinde olması nedeni ile Renault Gurup olarak anılmaktadır. Fransa’nın çok uluslu şirketlerinin başında gelen Renault, resmi olarak 19. yüzyılın son yılında kurulmuştur. Diğer bir ifadeyle 1899 yılında kurulan Renault, Fransa’nın Peugeot ile beraber en eski otomotiv şirketlerinden biri kabul edilir. Şirket çok büyük bir küresel güç haline gelmiştir ve dünyanın birçok bölgesine araç ihracatı gerçekleştirmektedir.

Otomotiv sanayinin birçok yan ve alt kolunda da faaliyet gösteren Renault, bu anlamda binek araçtan tutun da minibüse, tanka, otobüse, traktöre kadar birçok çeşitli farklı türde araç üretimi gerçekleştirmektedir. Neredeyse 120 yıllık bir otomotiv tecrübesine sahip olan Renault, bu anlamda Avrupa’nın en önde gelen şirketlerinden biridir. Tam bir aile ürünü olan Renault markası , adını kendisini tasarlayan Renault ailesinden alır. Şirketin kurucuları arasında 3 önemli isim bulunur. Bunlar Louis Renault, Marcel Renault ve Fernand Renault’dur.

Dünyanın birçok ülkesine otomotiv ürünü ihraç eden Renault, Fransa’nın en büyük ekonomik güçlerinden biri konumundadır. Günümüz itibariyle Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi devasa ülkeleri bir kenara koyacak olursak Renault tam 118 ülkeye ürün satmaktadır. Bu çok etkileyici bir sayıdır. Otomotiv sektöründe her türden araç üreten Renault, yıllık 52 milyar avroluk bir gelire sahiptir. Bu gelirin yüzde 6,5’luk kısmı net kardır. Şirketin asetleri hesaba katılacak olursa şirketin değerinin 200 milyar avrodan çok daha fazla olduğu düşünülmekte. Şirketin yüzde yirmiye yakın bir hissesi devlete aittir. Ayrıca Nissan’la da hisse bağlamında ortaklığı bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ticari şirketlerinden olan Renault, küresel bir marka olarak dünyanın birçok noktasında çalışana sahiptir. Tüm bu çalışanlar nazara alındığı vakit, şirketin istihdam kapasitesi 128 bin kişidedir. Başka bir ifadeyle günümüz itibariyle 128 bin kişiyi istihdam eden Renault, çok büyük bir küresel güç konumundadır. Birçok şirketle ortaklığı bulunan Renault, Nissan, Dacia gibi sektörde faaliyet gösteren diğer önemli firmalarından hissedarı konumundadır. Nissan’ın yüzde 43,4’lük hissesi Renault’a aittir. Dacia da 99,43’lük hisse ile Renault’nun malıdır.

RENAULT MARKASI

Dünya çapında bir marka olan Renault, satışlarının yüzde 50’den fazlasını Avrupa dışındaki ülkelere yapmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde ortaklıkları bulunan Renault, özellikle Nissan ile kurduğu hukuki ilişki ile dikkatleri çekmektedir. Bu birliktelik dünyanın en büyük 4 birlikteliği arasında yer alır. Türkiye’de de ortaklığı bulunan Renault, Oyak ile hukuki birleşme yaşamıştır. Oyak- Renault olarak anılan şirket Türkiye pazarı ve diğer pazarlara araç üretmektedir.

Peugeot Markası

PEUGEOT MARKASI

Peugeot Markası , Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden biri olan Fransa’nın otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ticari markalarından biridir. Marka ülke ekonomisine ciddi anlamda katkı sunar. Peugeot, Fransa’nın en büyük otomobil üreticisi konumundadır ve Avrupa’da da ilk 3’te yer alır. Dünyanın en eski otomobil üreticilerinden biri olan Peugeot, Fransa’nın Renault ve Citroen ile dünya pazarına sunduğu en önemli değerdir. Aslında tarihine bakıldığında çok ilginç ayrıntılara ulaşabileceğiniz Peugeot’nun otomotiv sektörüne girmeden önce birçok alanda faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz. Şirket ilk kurulduğu dönemde kahve sektöründe faaliyet göstermekte idi. Bu 1810 yılına kadar uzanan bir serüven olarak karşımıza çıkar. Sonrasında 1830’lu yıllara gelindiğinde şirket kahve sektörünün yanı sıra bisiklet sektörüne de el atmıştır. 50 yıl süren bisiklet macerası sonrasında şirket nihayet bugünde şöhretini borçlu olduğu otomotiv sektöründe faaliyete başlamıştır. Resmi olarak 1882 yılında otomotiv sektörüne adım atan Peugeot, bu anlamda dünyanın en eski otomotiv üreticilerinden biridir. Otomobil üretimiyle beraber oldukça başarılı sonuçlar elde etmeye başlayan Peugeot, sonraki yıllarda motosiklet sektöründe de boy gösterecektir.

Peugeot Markası

Armand Peugeot tarafından kurulmuş olan bu dünyaca ünlü otomotiv şirketi, her ne kadar direkt olarak bu pazarda üretime başlamasa da kuruluş tarihinden yaklaşık 70 yıl sonra otomotiv pazarında kendisine yer bulmuştur. Şirket merkezi Fransa’nın başkenti Paris’te olan Peugeot, operasyon merkezini ise bir diğer Fransız şehri olan Sochaux olarak belirlemiştir. Günümüze dek uzanan başarı hikayesinde ülkesinin en önemli ticari markalarından birine dönüşen Peugeot Markası, Fransa’nın vazgeçilmez ihracat gelirlerinden biridir. Alman devi Volkswagen kadar üretim kapasitesi bulunmasa da yine de Peugeot, hatırı sayılır üretim rakamlarına sahiptir. 2000’li yıllarla beraber sadece binek otomobil üretmeyen Peugeot, yönünü lüks sınıfa da çevirmiştir. Hali hazırda günümüzde binek, lüks, spor ve ticari segment araçları üreten Peugeot, küresel bir marka haline gelmiştir. Şirkete her ne kadar küresel marka desek de, Peugeot Kuzey Amerika pazarında bulunmamaktadır. Amerikalılarca tercih edilmeyen Fransız araçları, Peugeot’yu da etkilemiştir. Avrupa menşeli olup Amerika kıtasına ihraç edilen otomobil markaları sadece Alman ve İngiliz markalarıdır.

Peugeot, her ne kadar Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada pazarında kendisine yer bulamasa da dünyanın geri kalan birçok ülkesinde ciddi bir pazara sahiptir. Özellikle Afrika ülkeleri bu pazarın hatırı sayılır müşterilerindendir. Genel olarak Avrupa iç pazarına hizmet veren Peugeot, Türkiye’ye de araç ihraç eden markalar arasında yer alır. Yıllık olarak 2 milyondan daha fazla araç üreten Peugeot, Alman otomotiv devlerinin bu anlamda gerisinde yer alır. Ancak şirket sahip olduğu güçlü politikayla her yıl üretim kapasitesinde ciddi sayılabilecek iyileştirmelerde bulunmaktadır. Bu aslında tamamen arz talep dengesiyle de alakalı bir durumdur.

Su içmenin faydaları ve zararları

SU İÇMENİN FAYDALARI VE ZARARLARI

Su içmenin faydaları ve zararları açıklarken Vücudumuzun  Yüzde 55-75’lik kısmını oluşturan  su  yeterli miktarda tüketilmediği takdirde vücut yorgunluğu, zihinsel fonksiyonların gerilemesi ve hatta kan depolarında azalmaya neden olabiliyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu suya erişememesinin yol açtığı en büyük problemler böbreklerde görülür. Böbreklerin düzenli çalışabilmesi için gerekli olan suyun bulunmaması, taş ve kum oluşumuna sebebiyet verir. Peki suya neden hayat kaynağı diyoruz? Suyu yeterli içip içmediğimizi nasıl anlarız? İşte, suyun mucizevi faydaları…

Suyun saymakla bitmeyecek faydaları ;

Su içmenin faydaları ve zararları

*Ağız kokusunu önler.

*Saç problemleri; kırık, kepek, dökülmeye engel olarak, saça sağlık katar.

*Kas ağırlığı yoğun olan ve düzenli egzersiz yapanların sıkça başına gelen kasılma ve krampları önler.

*Yeterli su tüketimi; susuz kalmaya bağlı olarak gelişen unutkanlık, dikkat problemi vb. beyin fonksiyonlarını düzenler.

*%85’i su olan beyin dokusu; vücudunda yeterince suya sahip olmaması durumunda kişiyi stres ve gerginliğe sevk eder. Buna bağlı olarak su stresle de savaşır.

*Hamilelik döneminde; anne karnında bir su fanusun içinde yaşan bebeğin gelişimi için önemlidir.

*Emziren annelerin süt yapıcı en önemli kaynağı pek bilinmese de sudur.

*Kabızlık, bağırsak tembelliği gibi sindirim problemlerinin altında yeterli su tüketmemek yatar.

*Reflüye iyi gelerek, tamamen geçmesine yardımcı olur.

*Grip gibi bulaşıcı hastalıklara karşı, vücut direnci oluşturmak için su tüketimi önemlidir.

*Kan hacmini artırarak, hücreler için gerekli oksijen ve      besini hızlı bir şekilde taşır ve kalbin daha sağlıklı olmasını sağlar.

*Suyun kalbe yaptığı katkılardan biri de kalp krizi riskini büyük ölçüde azaltmasıdır. Yeterli su tüketilmemesi ile kanın koyulaşması ve pıhtılaşması ile tansiyon dengesizlikleri, çarpıntı, ritim bozukluğu ve kalp yetersizlikleri gibi ciddi problemlerle karşılaşılabilir. Su içmenin faydaları ve zararları

*Vücudun savunma mekanizmalarından böbrekler, yeterli su olmadığı takdirde yabancı ve zararlı maddeleri süzemez. Bunun sonucunda ise, böbreklerde yaşanan en büyük problem böbrek taşı, idrar yolu iltihapları görülür.

*Midede yarattığı hacimden dolayı daha az yemeye ve metabolizmayı çalıştırıp günlük harcanan enerjiye katkı yapar.

*Cilt sağlığına önemli bir etkisi vardır. Derinin nemlenerek genç bir görünüm kazanmasına katkı sağlar. Yeterli miktarda su içen kişinin cildi; parlar, yumuşak, nemli, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşur.

*Vücut ısısını dengeler ve büyük rahatsızlık veren ödemin atılmasına yardımcı olur.

Yeterli su tükettiğimizi nasıl anlarız?

Su tüketiminin miktarı hava şartları, yaş ve cinsiyet gibi faktörlerle değişebilmektedir. Yeterli su tüketimi kadınlarda  2,7 lt (8-9 bardak) civarı iken,  erkeklerde 3,7 lt civarındadır. Yeterli miktarda su içmeyen kişilerin çoğunda; yorgunluk, baş ağrısı, zihin güçlüğü vb. fonksiyon durmaları meydana gelir. Bu nedenle su tüketiminde en önemli nokta

Kişinin yeterli miktarda su alıp almadığını anlaması bazı kendisinde yapacağı bazı gözlemlerle mümkündür. Yeterli su içen kişinin idrarı açık sarı veya soluk sarı renktedir. Önemli olan diğer bir husus günde kaç defa idrara çıktığıdır. Normal şartlarda yetişkin bir birey günde 6-7 kere idrara çıkmalıdır.

Bu kişiler çok daha fazla su tüketmelidir;

-Özellikle sıcak havalarda aşırı terleme ile su kaybedenler,

-Düzenli olarak spor yapanlar ve ağır aktivite lerde bulunanlar,

-Sıvı kaybının arttığı; bulantı, kusma ve ishal zamanlarında,

-Çoğunlukla lifli gıdalarla beslenenler,

-Yüksek proteinli diyetle beslenenler su tüketimlerine daha fazla özen göstermeli ve normal tüketimden daha fazla su içmelidirler.

“Yemeklerle birlikte ve yemek aralarında su için!”

Uzmanlarımız aynı zamanda şekerli içecek tüketen çocukların kilo almaya ve hatta çocuklarda obeziteye eğilimli olduğunu buldu. Gazlı içecekleri fazla tüketmekten kaçınmaları ve farklı markalarda sular tüketilmesi gerektiğini tavsiye ediyorlar.

 

Başka sıvıları suyun yerini tutar mı?

Gün içinde bolca tükettiğimiz çay, kahve, meyve suyu vb. sıvılar su tüketimini azaltarak; kişinin yeterli sıvı aldığını düşünmesine yol açar. Halbuki sıvı tüketimi dendiği anda önemli olan suyun tüketimidir. Bunun nedeni içeceklerin bazılarında bulunan diüretik etkisi ile, vücuda sıvı alımından çok sıvı atımını çabuklaştırmasıdır. Bu şekilde bir yandan sıvı takviyesi yaparken; bir yandan da sıvı kaybına meydan veririz. Asitli içicekleri tüketirken ise, hem mideye rahatsızlık verir hem de alınan asidin etkisini azaltmaya çalışan vücudun daha fazla su harcamasına neden oluruz.

Su içmekte zorlanıyorum diyenler…

Bazı kişiler çok fazla susamadıkça su içmekten kaçınırlar. Kimilerinin fazla su tüketmek mide bulantısı yaşamasına neden olur. Bunun için önerilebilecek yöntem, suyun içine meyve dilimleri, havuç, kereviz gibi sebze suları ilave ederek tatlandırmaktır. 

Çocuklarda su tüketimi nasıl olmalıdır?

Su tüketimi çocukların yaşına, cinsiyetine, kilosuna, boyuna ve aktivite düzeyine göre değişir. Çocukların yaşlarına göre su tüketimi aşağıdaki gibi olmalıdır;

• 6 -12 ay arasında: 30 ml ile 100 ml
• 1-3 yaş arasında: 1-3 litre
• 4-8 yaş arasında: 1-4 iltre
• 9-13 yaş arasında: 1-2 litre

 

Çok su içmenin sakıncası var mı? Herkes bolca su içebilir mi?

Her şey gibi su tüketiminde de kararında davranmak ve dikkat edilmesi gereken bir hastalık durumu varsa doktorların tavsiyesine uyulmalıdır. Belirtilen miktarın çok üzerinde içilen su, böbreklere fazla yüklenme ile beraber suyu süzememesine neden olabilmektedir.

Bir de su tüketiminin kısıtlandığı (bacaklarda ödem ve karında asit); kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, siroz ve kronik karaciğer hastalığı gibi durumlarda tedavi gereği doktorunuz ne öneriyorsa buna uymanız gerekmektedir.

Su içmenin faydaları ve zararları bir önceki düşünceyle karşı karşıya kalan yeni bir araştırma, çok fazla su içildiğinde su zehirlenmesi oluşturabileceğini iddia ediyor. Uzmanlara göre, günde sekiz bardak su içmek vücudunuzu olumsuz yönde etkileyebilir.

“Su içmek için susuzluktan dil, damak kurumasını beklemeyin. Düzenli aralıklarla ve disiplin içinde su tüketimine önem verin!”

 

Göbek yağlarını yakmak isterseniz

GÖBEK YAĞLARINI YAKMAK İSTERSENİZ

Göbek yağlarını yakmak isterseniz göbek yağlarınızdan kurtulabilmek ve sağlıklı, fit bir görünüm elde edebilmek için en az  spor  yapmak kadar aldığımız besinlerde önemli bir rol oynamaktadır. İşte, bunun için birtakım besinleri düzenli olarak kullandığınızda göbek yağlarınızdan kurtulmanızda büyük bir etkisi bulunacaktır.

İlerleyen yaşlarda kilo vermek daha da zorlaşacağından, siz de bir an önce vakit kaybetmeden göbek yağlarınızdan kurtulabilmek için sporla birlikte bu sıralayacağımız 9 besinle önleminizi alın. Sıralayacağımız bu besin grupları metabolizmanızı hızlandırıp sindiriminizi kolaylaştırmak için büyük etkisi bulunmaktadır. Buda kilo verme ve yağ yakımınızı hızlandıracak, dolayısıyla göbek yağlarınızı yakmak isterseniz  sorunsuz bir şekilde kurtulabilmenizi sağlayacak.

Göbek yağlarını yakmak isterseniz

1)YOĞURT:

Yoğurt protein açısından son derece zengin bir besin olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle yoğurt tüketildiğinde uzun süre tok tutma etkisi yaratmaktadır. Aynı zamanda yoğurt metabolizmayı da hızlandıracağından, yağ yakımına etkisi de bulunmaktadır. Ek bir bilgi olarak insülin direncini de dengelemesiyle bilinen yoğurdun yağ yakımında büyük faydası bulunmaktadır. Hem de vücuttaki ödemlerin de atılmasına katkıda bulunmaktadır.

2)MUZ:

Göbek yağlarınızdan tamamen kurtulabilmenize yardımcı ikinci besin maddesi ise Muzdur. Muz, potasyum açısından oldukça zengin bir meyve olma özelliğini göstermektedir. Bununla birlikte yağ yakma ve kilo vermeye yardımcı bir besin olarak bilinmesiyle mutlaka tüketilmesi gereken besin gruplarından eksik edilmemelidir. Muz da yoğurtta olduğu gibi ödem attırıcı bir özelliğe sahiptir.

3)YUMURTA:

Göbek yağlarınızdan tamamen kurtulabilmenize  yardımcı üçüncü besin maddesi ise Yumurtadır. Yumurta aminoasit maddesi içerdiğinden tüketilmesi gereken besin gruplarından biri olmaktadır. Aynı zamanda yumurtanın tok tutma özelliği bulunduğundan kilo vermede de son derece yardımcı bir besindir. Yumurtanın yağ yakıcı özelliği bulunduğundan, uzmanla tarafından önerilen bir besin maddesidir.

4)ÇİLEK:

Göbek yağlarınızdan tamamen kurtulabilmenize yardımcı dördüncü besin maddesi ise Çilektir. Çilek, bol miktarda antioksidan maddesi içermektedir. Bu nedenle kan akışını j-hızlandırmada ve kaslara daha fazla oksijen gitmesini sağlamak için vazgeçilmez bir besin grubu arasında yer almaktadır. Yine çilek de, yağ yakımı ve kilo vermeyi hızlandırmada oldukça önerilen bir besin grubu arasındadır. Son olarak çilek, kalp krizine karşı iyi gelmesi özelliğiyle de bilinmektedir.

5)TARÇIN:

Göbek yağlarınızdan tamamen kurtulabilmenize yardımcı beşinci besin maddesi ise Tarçındır. Tarçın tüketildiğinde sindirime yardımcı olduğu araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur. Sindirime yardımcı olması sebebiyle de yağ yakımı ve kilo verme konusunda da etkin bir rol oynamaktadır. Tarçın, uzun süre tok tutma özelliğini göstererek, Kan şekerini düzenlenmesi ve tatlı isteğinin azalmasında yardımcı olmaktadır.

6)ANANAS:

Göbek yağlarını yakmak isterseniz Ananas hem kalorisi düşük, hem de içeriği son derece zengin bir besin grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. İçerisinde demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, A vitamini, B ve C vitaminleri barındırmaktadır. Bununla birlikte göbek yağlarından kurtulmak isteyenler için sindirime yardımcısı olması ve karın bölgesinde yağların yakılması açısından ananas önerilen bir besindir.

7)BADEM

Göbek yağlarını yakmak isterseniz Badem, en sağlıklı atıştırmalıklardan biridir. Badem, tok tutucu bir özelliği sahip besin grubudur. Aynı zamanda yağ yakımı ve kilo verme açısından düzenli olarak tüketilmesi gereken bir atıştırmalık olma özelliği göstermektedir.

8)AVOKADO

Göbek yağlarını yakmak isterseniz Avokado Omega-9 yağ asitlerinden oluşmaktadır. Bu sayede metabolizmayı hızlandırarak kilo vermek isteyenler için en etkili besin besin grubundan biridir. Avokado içeriğin yüksek lif barındırdığından uzun süre tok tutma etkisini meydana getirmektedir.

9)TURUNÇGİLLER

Turuçgil ailesi oldukça geniştir; greyfurt, limon, mandalina, portakal vb. sıralanmaktadır. Göbek yağlarından kurtulmak isteyenler için turunçgil ailesinden birçok farklı alternatif bulunmaktadır. Turunçgilller bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi, metabozlizmayı da hızlandırma etkisi bulunmaktadır. Bu da, yağ yakımı ve kilo verme konusunda en büyük yardımcı görevi görmektedir.

 

 

İnanmayanlara konum

İNANBAYANLARA KONUM

İnanmayanlara konum Dünyanın en popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a yeni bir özellik daha eklendi. WhatsApp’ın kullanıcılarla buluşturulacak yeni özelliğine göre, iOS ve Android için WhatsApp uygulamasıyla bundan böyle konumunuzu gerçek zamanlı olarak kişiler listenizdeki arkadaşlarınızla paylaşabileceksiniz. WhatsApp’a gelen yeni özellik ile bundan böyle “Konum” bilinecek.